skip to Main Content
Omuz Ağrısı

Omuz Ağrısı

Omuz ağrısı neden olur?

Omuz ağrısı şikayeti olduğunda öncelikle bu ağrının sırt kaslarında bir tutulma ya da boyun da örneğin bir fıtıktan mı kaynaklandığını anlamaya çalışırız. Bu konuda ağrının yeri, tipi ve ağrının olma şekli bize genel ayrımı sağlar. Muayene ile de ağrının esas çıkış yerini anladıktan sonra bu sebebe yoğunlaşırız. Bazen Bu yazımda omuz ekleminin kendisinden kaynaklanan ağrı sebeblerini görebilirsiniz.

Omuz eklemi tek bir eklem değildir. Sırtımızı kaşımaktan tutun, yukarıdan gelen bir topu yakalamaya kadar bir çok hareketi mükemmel şekilde yapmamıza olanak veren 3 ana eklem ve bunları birbirine bağlayan bir çok bağ, tendon ve kas vardır. Bunların sayesinde elimizi uzayda çok geniş bir alana ulaştırıp bir çok işi tamamlarız.

Bu kadar geniş bir açıda harekete olanak vermesinin bedeli ise bir çok yaralanmaya ve hastalığa açık olmasıdır.

Omuz ağrısı nedenleri nelerdir?

Omuz ağrılarını 7 kategoride inceleyebiliriz:

  1. Artritler
  2. İnstabilite
  3. Kırıklar
  4. Tendon sorunları (yırtık, tendinit, bursit)
  5. Sinir sıkışmaları ya da hastalıkları
  6. Tümörler
  7. Enfeksiyonlar

En sık ağrı nedenleri şunlardır:

Bursit:

Omuz ekleminde kasların birbirine ya da kemiklere sürtünmesini önleyen ya da kolaylaştıran içi sıvı dolu kesecikler vardır. Normal zamanda bu keseciklerin farkına varmayız.

Bu keselere ‘bursa’ ismi verilir.

Bu keseler şişip ağrı yapmasına ise ‘bursit’ deriz.

Bir örnek vermek gerekirse dirsek çıkıntımızda da böyle bir kesecik vardır ve ancak hastalanıp şiştiğinde çoğu insan bunun farkına varır.

Omuzda aşırı zorlamalar veya bazı hastalıklar bu keselerin şişmesine neden olarak ağrı yaparlar. Tek başına olduğunda tedavileri kolaydır. Bursit gelişimine neden olan bir etken varsa sadece bursiti tedavi etmek yetmez altta yatan bu durumuda tedavi etmek gerekir.

Tendinit:

Tendonlar kasları kemiğe bağlayan uzun yuvarlak beyaz sert urgan gibi yapılardır. Kasların kasılması ile bağlı oldukları kemikleri hareket ettirmeye yararlar. Tendonların hastalıklarına tendinit denir.

2 türü vardır:

  1. Ani olan ya da AKUT: Ani zorlayıcı bir hareket sonrasında tendon şişer ya da yırtılır.
  2. Müzmin ya da Kronik: Yıllardır devam eden bozuk sürtünme ya da romatizmal hastalık gibi nedenlerle tendonun yetersizliğidir. En sık tendinit olan adaleler omuzu çevirmemizi sağlayan döndürücü kılıf dediğimiz adale grubunun tendonlarıdır.
Tendon Yırtıkları:

Çoğunlukla yaşlanmaya bağlı olarak yıllar içinde tendonlarda mikroyırtıklar ve bozulmalar ile oluşan yırtıklar görülür. şeker hastalığı, sigara kullanımı da yırtıklar üzerinde etkilidir. Meslek hastalığı olarak sporcularda ya da bazı mesleklerde de bu yırtıklar görülebilir. Bu yırtıkları onarmak gerekebilir ama esas amaç tendon ya da kas kalitelerini artıracak önlemler almaktır. iyi bir beslenme, egzersiz programı ile onarılan tendonların en iyi hale gelmesi sağlanır. Artık biyolojik enjeksiyonlar ile de tendonların iyileşme kalitesini artırabiliyoruz.

Omuzda Sıkışma Sendromu:

Bazı durumlarda, mesela belli adale zayıflıkları olduğunda, kolumuzu yukarı iyice kaldırırken omuzun toparlak kemiğinin ucu kürek kemiğine sürtünmeye başlar. Bu bir müddet sonra bursit ve tendinite neden olarak tendon yırtığına dek iş büyüyebilir. Erken tedavi bu sıkışma sendromunun yırtıklara yol açmasını engeller.

Omuz İnstabiliteleri:

Omuz eklemi sığ bir eklemdir, tam da bu nedenden dolayı geniş bir bölgede kolayca elimizi hareket ettirmemizi sağlar. Omuz eklemini yerinde tutan yapılar eklemde bir tür vakum sağlarlar. Bir tür yırtık olduğunda bu vakum etkisi ortadan kalkar ve omuz eklemi hareket ederken çıkacakmış gibi olur ve bazende çıkar. Omuz çıkıkları tüm eklemler içinde en çok görülen çıkık türüdür. Çıkık olduktan sonra yırtılan yapılar doğru düzgün iyileştirilemezse tekrarlayan çıkıklar olmaya devam eder ve hasta günlük yaşantısında o omzunu çıkmayacak şekilde hareket ettirmeye çalışır. Böyle omuz yapılarının gevşek kaldığı instabilite dediğimiz durumların çoğunun tedavisinde yırtılmış bu yapıların cerrahi ile onarılması gerekir.

Artritler:

Omuz ekleminde yıpranmaya ve yırtıklara bağlı olarak eklem yüzü kıkırdaklarının aşınması gerçekleşebilir. Osteoartrit denilen bu durumlar genellikle orta yaş sonlarında başlar ve yaşlılığpa doğru giderek artar. Erken farkedildiğinde rehabilitasyonla yavaşlatmak ve ağrısını gidermek mümkündür. İleri evrelerinde protez cerrahisi gerektirir.

Kırıklar:

Yaşlılarda omuz eklemi üzerine çok sık düşerler ve kemik erimesi o yaşlarda etkin olduğundan omuz kırıkları sık görülür. Bazen çok basit görünen önemsiz bir düşme ya da çarpma sonucu kırık gelişebilir ve durum günler sonra doktora gidildiğinde anlaşılır . Kırıklar gençlerde genellikle motor ya da araba kazaları ile olur. Bu kırıkların bir kısmı ameliyat ile iyileştirilmesi gerekir. Omuz eklemi alçı yapmak için uygun bir yer olmadığından cerrahi olmayacaksa genellikle sargılar (velpau bandajı) ya da askılar kullanılır.

Omuz kırığı hangi durumlarda ameliyat edilmelidir?

Omuz başı kemiğine çok güçlü kaslar yapışır, bir kırık olduğunda bu güçlü kaslar yapıştığı kırık parçasını çeker ve kırık parçaları birbirinden uzaklaşır. Bu durumda:

  • Kırık parçaları arasında ki kayma/uzaklaşma fazla ise
  • Eklem yüzeyi kıkırdak bütünlüğü bozulmuşsa
  • Kırık kaynamasının geç ve sorunlu olabileceği öngörülüyorsa
  • Erken hareket gerekiyorsa

ameliyat ile tespit iyileşme sağlığı açısından güvenli olur. Kapalı ve açık cerrahiler ile omuz kırıkları tespit edildiğinde fizik tedaviye erken başlamak mümkün olur.

Omuz ağrılarında genel prensipler

Omuz ağrılarının çoğu sinsi başlar. Aslında bir yerde ağrı olduğunda önce geçmesini bekleriz. Omuz bölgesi ağrılarının bir çoğu boyun kasları ya da sinirleri ile ilgilidir. Özellikle yaşlılarda omuz ağrısı ile ilgili ilk akla gelen soru n-bunun kalp ile ilgisi olup olmadığıdır. Evet kalp ya da iç organlarla ilgili ağrılar omuz bölgesine de vurabilir. Nadir olsa bile sol omuz ağrısı risk taşıyan hastalarda kalp problemi açısından uyanık olmayı gerektirir. Sadece kalp değil, safra kesesi ya da böbrek hastalıkları, boyun fıtıkları da omuz bölgesine vurabilir.

Bunu tahmin etmeye çalışmanın gereği yoktur, muayene ile durumun anlaşılması mümkündür.

Omuz ekleminin kendisine bağlı olan ağrılar omuz eklemini hareket ettirmekle artar, omuz üzerine yatıldığında artar, belli poziyonlarda ise hasta rahatladığını söyler. Gece uyandıran ağrılar görülebilir.

Omuzda 3 ayrı eklem vardır:

  1. Omuz eklemi
  2. Köprücük kemiği ve kürek kemiği arasında akromiyoklaviküler eklem (AC eklem)
  3. Kürek kemiği ile göğüs duvarı arasında subskapular eklem

Muayene sırasında bu 3 eklemin ayrı ayrı incelemesi ve testleri yapılır. Evde hızlı bir test yapmak isterseniz her iki omuz için resimde görüldüğü gibi kürek kemiğinize elinizle dokunmaya çalışın. İki taraf arasında fark varsa, bunu yaparken ağrı ve kısıtlanma oluyorsa doktor muayenesi gerekir.

Ağrı yerine bakarak hangi eklemin sorunlu olduğunu anlayabiliriz. Tipik olarak, omuz ağrısı omuzda başlar ve üst kola yayılır. Hastalar bu ağrıyı genellikle iki şekilde tarif eder.

“Avuç işareti” omuz eklemi ve bursit ağrısının tipik bir özelliğidir; hasta, diğer elin avucunu doğrudan resimde ki bölgeye koyarak ağrıyı tarif eder.

‘Parmak işareti’ burada hasta ana omuz eklemini değil sorunlu olan kürek kemiği-köprücük kemiği arasındaki ‘akromiyoklaviküler’ eklemi işaret eder.

Ağrı karakteri önemlidir. Bir eklemde ağrı olduğunda hangi pozisyonların ağrı yaptığı, günün hangi saatinde veya hangi hareketlerde ağrının karakterininnasıl değiştiği önemli bilgilerdir. Genel kural olarak şiddetli gece uyandıran ağrılar ağrı kesiciler ile baskılanıp bekletilmemelidir. Özellikle çocuklarda eklem ağrısı olduğunda hemen önemsenmeli, daha doktora gitmeden çocuğun ateşine bakılmalı ve anlattıkları not edilmelidir.

Omuz bölgesinde şişme olup olmadığı iki tarafıa bakılarak anlaşılabilinir. Arkadan ve önden omuz bölgesini incelenmelidir. Gerekirse sonradan takip için fotoğraflar çekilebilinir.

Omuz ağrılarının çoğu kısa tedaviler ile iyileştirilebilecek kas tendon ya da bursa sorunlarıdır. Önemli olan sorunlar ağrının büyüklüğü ile anlaşılmayabilir. 2 gün kadar süren bir omuz ağrısının doktor tarafından muayene edilmesi gerekir.

Ne zaman doktora gidilmeli ?

Herhangi bir şekilde omuz üzerine düştükten sonra bir çoğumuz doktora gitmeden önce bu ağrılar için birkaç zaman beklemeyi uygun görürüz. Aslında bir çoğumuz için bu iyi bir stratejidir. Ama bazılarımız için kötü olur. Bir şekilde doktora gitmek gerekeceğini anlatan bazı işaretler vardır. Özellikle 50 yaş üzerinde omuz ağrıları çok sık görülüyor bu da ilerde ciddi olacak durumları farkedip doktora gitmeyi geciktirebiliyor.

Düşme, çarpma ya da zorlama sonrası ciddi bir duruma işaret eden sikayetler:

Gece Ağrısı: Ağrıyan Omuz üzerine gece yatılamıyorsa ve uykudan bu sebeble uyanıyorsanız doktora görünmek gerekir. Ayrıca omuz başı ağrılarında gece bir yastığa sarılarak uyumak daha doğru olur. Yüzükoyun yatmak omuz ağrıları için tetikleyici olabilir.

Kolu kaldırmada zayıflık: Kolu hareket ettirirken zayıflık, güçsüzlük hissediyorsanız bu adale yırtığı yönünde ciddi bir bulgudur. Döndürücü kılıf kaslarından birinin tendonu kopmuş ya da yırtılmış olabilir.

Omuzda güvensizlik ve çıkık hissi: Düşme ya da örneğin ani bir omuz gerilmesi esnasında eklem yerinden çıkabilir. Omuz çıkığında tamamen omıuz başı yuvasından çıkabildiği gibi bazen çıkıp geri yerine oturabilmektedir. Bazı hastalar düşme esnasında çıkıp yerine girdiğini söylerler. Böyle bir durum hissettiyseniz doktora başvurmanız elzemdir.

Omuz bir ses geldiği duyulmuşsa: Ağrı ile birlikte hissedilen ya da duyulan bir ses birşeylerin koptuğuna delalet eder. Bu durumda da tetkik yapılması gereklidir.

Şişme ve şekil bozukluğu: Omuz başında ya da üst kısmında bir şişme kürek kemiği ile köprücük kemiği arasında ki bağlar kopmuş olabilir, ya da köprücük kemiği kırılmış olabilir. bu tür şişme durumlarında da mutlaka doktora görünmek gerekir.

Back To Top